Tuesday, 14 May 2013

Chris Hadfield

Chris Hadfield reisten muhteşem bir performans :)

Tuesday, 30 April 2013

blog

Blogdaki tüm yazılarımı kaldırdım. Blogların zamanının sona yaklaştığını hissediyorum. Ufukta görünen, kaçınılmaz, korkutucu bir son. Blogosphere'de yaşam sonra eriyor. Ben gerçi hiçbir zaman blogosphere'in bir parçası olmadım. Burası dev bir ekosistemse ben ekstrem koşullarda yaşayan, nadiren harekete geçen, pek de reproductive olmayan bir canlı türüyüm. Yazdığım yazıların çoğunu zaten yayınlamaya değer bulmadığımdan taslak olarak kaydet deyip geçiyordum. Bir kısmını da tamamlamaya takatim yetmediğinden kapatıyordum. Esasen burayı kendim için bir kayıt defteri olarak tuttuğum düşüncesiyle bu anti-üretken yapımı rasyonalize ediyordum. Yapmaya çalıştığım pek çok şey gibi bunda da bir dikiş tutturamadığımı düşünüyorum. Dikiş tutturmak isteği ve ihtiyacı hayatımın merkezine oturmuş durumda. Belli bir düzen ve tutarlılığa olan iştiyakım deryalar haddine ulaşmış. Artık yataktan kalktığım dakikanın bile aynı olmasını istiyorum. Matematiğe, özellikle geometriye olan sevdam hudutsuz bir hal almış. Bir şeyi tam düzgün yapamıyorsam hiç yapmamayı tercih edebiliyorum. Bir yandan da bu arzuyla mücadele halindeyim. Bunun beni sefalete sürükleyeceğini adım gibi biliyorum. Hiçbir şey eksiksiz olmak zorunda değil. Hatta, yaratılmışlar içerisinde eksiksiz olan bir şey de yoktur. Düzen arayışı soylu bir istek gibi görünse de içinde şeytani bir nefes taşıyor. Varlığa nizam verme, ve ona hükmetme arzusu aşırı noktalara ulaştığında nelerin olabileceğini tarihte gördük, hala da görmeye devam ediyoruz. Kusursuz bir düzene ulaşma çabası nafile bir çaba, böyle bir şey asla var olmayacağı gibi mikro seviyelere ulaştıkça esasen düzenin değil, bilakis kaosun hükmünü perçinlediğini görebiliyoruz. Bu noktada aczimi kabul etmek, biraz da arkama yaslanıp seyr-i alem eylemek gerektiğini düşünüyorum. İşte tam burada denge noktasını bulmam gerekiyor. Her şeyi rastgele akışına bırakmak da nihayetinde bir başka aşırılık oluyor. Bu sebeple mesela bütün blog yazılarımı silmeme rağmen blogumu hepten kapatmıyorum. Yeniden başlamaya, eksiklerle de olsa bir şeyler yapmaya ve paylaşmaya imkan bırakıyorum. Agresif ve saplantılı bir şekilde hayatımın her yönünün üzerine titremek yerine biraz koyvermeye biraz da tutunmaya çalışıyorum. Bloglar artık eskisi kadar trendy olmasa da blogosphere'de yaşam için gerekli temel öğeler halen mevcut. Kim bilir, belki yeni bir ekosistemin tohumları atılıyordur, ne dersiniz?

Monday, 8 April 2013

yalnızlık

Andrei Tarovsky'nin gençlere tavsiyesi.Yalnız hisseden okuyucularıma hediyedir.